No

Yıl: 1990

Ülke: Şili

Konu: 1973 yılında askeri darbe ile başa geçerek ülkeyi 17 sene diktatörlük ile yöneten Augusto Pinochet’nin görevde kalıp kalmayacağının referandum süreci.

SI” o “NO”

Artan yoksulluk, görülen işkenceler, rejim karşıtı kişilerin kayboluşları, yaşanan adaletsizlik ve sansürlerle geçen 17 yıl sonunda Pinochet her ne kadar “Demokrasi”yi sahiplenmiş bir lider olarak kendini göstermeye çalışsa da uluslararası baskıya karşı başa çıkamaz. Sekiz yıl daha görevde kalmasına izin verilip verilmeyeceğini veya ertesi yıl ulusal seçimlerin yapılıp yapılmayacağını belirleyecek halk oylamasını kabul etmek zorunda kalır. 

“Evet” veya “Hayır”

Amerika desteği ile Pinochet diktatörlüğü ülkeyi neoliberal ekonomi laboratuvarı haline getirmiş, Şililer “toplumsal aktörler”den “tüketici müşteriler”e dönüşmüştü. Belki de bu yüzden muhalefet referandum için bir reklam kampanyası düzenleme kararı alır ve en son kolanın kampanyasını yöneten bir reklamcıya gider.

Apolitik bir reklam yöneticisi René Saavedra öncelikle kazanacağı parayı düşünerek muhalefetin “NO” kampanyasına liderlik yapmayı kabul eder. Ekip; reklam stratejisini oluşturmaya  “Demokrasi”nin bir ürün değil kavram olduğunu idrak ederek başlar.  En öncelikli hedef kitleleri; güvensiz gençler ve değişimden korkan yaşlılardan oluşan karasızlardır.

Kampanyanın amacı ise çok zorludur; 17 yıldır dikta rejimi ile yönetilen halkın korkusunu aşmak… Vaadi ise; demokratik bir hükümet kurularak baskının ve şiddetin sona ermesi, özgürlüklerin geri kazanılmasıdır.

Çözüm bulunur; öfkeli siyasi imajdan uzak durarak yerine iyimser bir gelecek vaat edilecektir. Şili halkını ortak bir duygu altında bir araya getirecek slogan bulunur: “Demokrasi Mutluluk Getirir”

Saavedra ve arkadaşları; kalıpların içine sıkışmış, ezber semiyolojisinin etkisindeki muhalif siyasilere kampanya konusunu anlatmakta zorlanır. Halkın acılarını göstermeden, yaşanan diktatörlüğü filme yansıtmadan sadece “Mutluluk” vaat ederek insanlar nasıl ikna olacaktır? Ülkede bu kadar kaos varken mutlu, mutlu dans eden halk da nereden çıkmıştır?

Halbuki bu kadar acı ve gözyaşı döken halkın yaşadıklarını bir kere daha gözlerinin içine sokulmasına değil umuda ihtiyacı vardı. Ben de bunu anlamıyorum yanlış algıları yıkmak isteyen çoğu siyasi kendi tutucu düşünceleri içerisine hapsolmuş şekilde hareket edip sonrasında değişim bekliyor.

Oyunun kuralı ise basittir: Bir ay boyunca, televizyonda iktidar (Evet) ve muhalif (Hayır) kanada kampanya duyurularını yapmak için her gece 15 dakika verilir. Halk “Hayır” kampanyasındaki optimist yaklaşıma her geçen gün daha fazla katılır.

Referandum sonucu; İyiliğin kötülüğe, özgürlüğün tiranlığa, umudun korkuya, adaletin zulüme karşı zaferi kazanır yani halk kazanır.

Diktatörlüğün üçüncü yılında doğan yönetmen Pablo Larrain üçlemesinin ilk filmi olan “Tony Manero” ” (2008) ikinci filmi “Post Mortem”de (2010) dikta rejiminin şiddetini vurguluyor.

Üçlemenin sonuncusu olan “NO” ise Oscar’ı “Aşk” ile Avustuya’ya kaptırıyor ama 2012 Cannes Film Festivali’nde Sanat & Sinema Ödülü’nü ve diğer etkinliklerde ayrıca 11 ödül alıyor.

Video kamerası ile çekilen film başta sizi rahatsız edebilir ancak sonrasında benim hoşuma gitti. Ayrıca ben film ile kullanılan arşiv görüntülerini bazı yerlerde anlamadım, çok iyi geçişler yapılmış. Bununla beraber hikaye durağan değil hızlı akıyor. Bence umudunu kaybetmek üzere olan bir ülkenin  demokrasi için mücadelesini seyretmelisiniz.

Yıllar, yıllar sonra 2017 yılında yapılan Türkiye’nin yeni yönetim sisteminin oylandığı Anayasa değişikliği referandumunda  CHP Gençlik Kolları, ‘Hayır’ kampanyasını yürüten Eugenio Garcia’yı Türkiye’ye davet etti.

Garcia durumu “”Ben bir haftadır buradayım, ‘Hayır’ oyunun ne önerdiğini anlamış değilim. Eğer bundan emin olmazsanız, ülkeye politik mesaj, hayal üretemezsiniz. Benim fikrime göre verilecek ‘Hayır’ Erdoğan’a değil, onun yarattığı bölünme ve çatışma sistemine yönelik olmalı.” yorumu ile  hızlıca durum tespiti yapmış. Ama anlayana tabii…

Şili’de muhalifler yürekten, samimi ve halkın en basit anlayacağı dilde tamamen insani duygulara dayanarak bir kampanya ile kazandı. Bizim de günün şartları ile gençleri kucaklayan radikal yeniliklere ihtiyacımız var.

Peki Pinochet’ye ne oldu?

Şili toplumunda derin yaralar açan Pinochet referandumu yüzde 33 ile kaybetti. Yerine yüzde 66 oy ile 17 siyasi partinin oluşturduğu Demokratik İttifak’ın adayı Hristiyan Demokrat Patricio Aylwin geldi.

1998’de tedavi için gittiği Londra’da İspanya kendi vatandaşlarının öldürülmesinden sorumlu tutarak Pinochet hakkında suç duyurusunda bulundu. İngiltere’de gözaltına alındı. Yaşlılık gerekçesi ile sorgulanmadı, ev hapsinde tutuldu. 2000 yılında ülkesine gönderildi. Şili Yüksek Mahkemesi 2004’de Pinochet’nin dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verdi ise de yine “yaşlılık” gerekçesiyle yargılanmadı. Amerika ve Şili soruşturmalarında Pinochet’nin beyan etmediği Amerika hesabına 12 milyon dolar tutarında transfer gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Pinochet’nin malvarlığına 4.2 milyon dolara yargı kararıyla el kondu. Bütün bu girişimlere rağmen Pinochet, hiçbir zaman bir mahkeme kararıyla mahkum olmadı ama siyasi ölümü gerçekleşti. 2006’da 91 yaşında kalp krizi sonucu ev hapsindeyken öldü. Devlet töreni yapılmadı sadece askeri tören düzenlendi. Mezarı saldırı görür gerekçesi ile açılmadı, külleri ailesine teslim edildi.

Pinochet’nin 17 yıl süren diktatörlük döneminde yaklaşık 3 bin sivilin öldürüldüğü veya kaybolduğu, on binlerce kişinin işkence gördüğü ve 200 bin kişinin sürgün hayatı yaşadığı tahmin ediliyor.

Filmin Türü: Dram, tarih

Yönetmen: Pablo Larrain

Oyuncular: Gael Garcia Bernal, Alfredo Castro, Antonia Zegers

Yıl: 2012

Imbd: 7,4

“No” için bir cevap

  1. 12 Eylül dönemini anlatan dünya çapında bir film yapamadık henüz. Oysa yaşananlar Şili’yi gölgede bırakır. 12 Eylül ile tam olarak yüzleşmediğimiz sürece hep bir tarafımız yarım kalacak.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: